Türk Edebiyatında Hikaye

0 9

     Türk edebiyatında hikaye nasıl bir yere sahiptir? Bu sorunun daha önce roman için olanına cevap aramış ve romanın tarihsel gelişimi hakkında sizlere bilgi vermiştik. İncelemek isterseniz linke tıklayabilirsiniz. Şimdi aynı soruyu  hikaye için soruyoruz. Tıpkı romanda olduğu gibi hikaye türünün ilk örnekleri de Batı edebiyatında ortaya çıkmıştır. İtalyan yazar Boccacio bu türün ilk örneği olan Decameron adlı hikayesini 16. yüzyılda yazmıştır. Bu eser dünya edebiyatındaki ilk hikaye örneği olarak kabul edilir. 18. yüzyıla kadar çok gelişemeyen bu türü bu yüzyılda Voltaire geliştirmiştir. Altın dönemini ise Rönesans’ın etkisiyle 19. yüzyılda yaşar hikaye.

 

Türk Edebiyatında Hikayenin Gelişimi

 

 Türk edebiyatında hikaye kısmına gelecek olursak 19. yüzyıla kadar hikaye örneği olmasa da benzer türlerin olduğunu görüyoruz. Destanlar, masallar, mesneviler ve halk hikayeleri modern anlamdaki hikaye ile benzerlik gösteren türler olarak karşımıza çıkar. Özellikle 15. Yüzyılda kaleme geçirilmiş olan “Dede Korkut Hikayeleri” edebiyatımız için çok önemli olan bir başyapıttır. Hikaye türünün kabul edilmesinde de önemli bir katkısı olmuştur.

19 yüzyıla geldiğimizde ilan edilen Tanzimat Fermanı’nın birçok alanda olduğu gibi edebiyatta da birçok yeniliğe vesile olduğu biliniyor. Birçok yeni türün edebiyatımıza dahil olması bu dönemde gerçekleşmiştir. Hikaye de bu türlerden biridir. Tanzimat Döneminin en önemli yazarlarından biri olan Ahmet Mithat Efendi ilk hikaye örneğimiz olan “Letaif-i Rivayat” adlı eseri yazarak bizim edebiyatımızda bu türün öncüsü olmuştur diyebiliriz. Bu eser aslında teknik bakımdan yetersiz görülen kusurlu bir eser olarak kabul edilmiştir. Batı tekniğiyle yazılan ilk hikaye örneği ise Samipaşazade’nin yazdığı “ Küçük Şeyler” adlı hikayesi olarak kabul edilir.

 

1900’lü yılların  başlarında başlayan Servetifünün edebiyatı ile birlikte bir çok hikaye de yazılmaya başlanmıştır. Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Ahmet Hikmet Müftüoğlu ve Hüseyin Rahmi Gürpınar yazdıkları hikayelerle bu türün gelişmesine katkı sağlamışlardır. Ardından Yeni Lisan hareketi ile birlikte hikaye daha da çok yön kazanmıştır. Bu akımın temsilcilerinden biri olan Ömer Seyfettin ise Türk hikayeciliğinde yeni bir sayfa açmıştır. Hikaye altın çağını ise Cumhuriyet edebiyatında yaşamıştır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.