18Mayıs

Sultan Dizisi

Sultan, yıllar önce yaşanan büyük bir aşktan ‘geriye kalan’ üzerine şekillenir… Üç kuşaktır aynı coğrafyada yaşayan iki ailenin hayatı üzerinden öncelikle yaralı bir aşkı, beraberinde acıyı, sevinci, hayatın bütün duygu ve durumlarını, Diyarbakır’ın çok kültürlü dokusunu zemin alarak anlatan sıcak bir insan hikayesidir.

İsimleri aynı türbeden adanan ‘Şeyhmus ile Sultan’ın’ büyük aşkı; birinin gitmesiyle diğeri için sonsuz, muallak bir beklemeye, dönüşür.

Bu şehirde yaşayan ‘ezeli rakip’ iki aileden birinin, Kendir’lerin oğlu Şeyhmus; 90’lı yıllarda siyasi nedenlerle Fransa’ya gitmek zorunda kalır. Bu zorunlu gidişte, geride bıraktıklarıyla ‘irtibatı kopartmış’, yaşanamamış aşkı, Kendir’lerin evinde kalan ‘gelini Sultan’a’ rağmen bir başka kadınla ‘benim Diyarbekir’im’ diyerek, kendisine yeni bir hayat kurduğunu sanmıştır. 15 yıl sonra, içinde kaybolduğunu sandığı hayat; Fransız karısının ölümü ile eksikli, kusurlu bir hal alınca, geçmiş bütün ağırlığı ile geri gelir, hesap sorar. Gün; hesaplaşma günüdür. Yıllar sonra, yanında ‘başka’ bir hayat yaşadığının sanal olmadığına dair tek delili, oğlu François ile Diyarbakır’a geri döner. Şeyhmus için hikayemiz o gün başlar.

Diğer ailenin, Ayvazoğulları’nın kızı Sultan; Evlendiği gün bir ihbar sonucu nikah masasından götürülen, 18 yaşın bütün masumiyetiyle aşık olduğu, uzun yıllar boyunca gelin olduğu evde beklediği adamı, Şeyhmus’u o gün kaybeder. Sultan Şeyhmus’un dünyasının bir parçasıdır, Şeyhmus ise Sultan’ın bütün dünyası. Evliyalardan geçilmeyen bu şehirde Sultan bir kez bile kendisi için çocuk dileyememiştir. Belki bu yüzden bir gün Şeyhmus ‘eve’ dönünce, ‘ona’ dönmeyince; çıkar gider evden. Hikayemiz Sultan için o gün başlar.

İlk durağı, yıllardır kini taze diye ses etmeden kendisini affetmesini beklediği babasının evidir. Ancak babasının kapısı ona kapalıdır. Artık iki ailede de kendine yer olmadığını düşünen Sultan kendi hikayesini çizmek, hayatını kurmak ve ilk kez kendi ayakları üzerinde durmak için yola çıkar. Ama “Kadın başına” bir hayat kurmak öyle kolay değildir, ev diye bildiği bütün kapılar yüzüne kapanınca, Sultan’ın yolu, o gün tanıştığı ve kaderine ortak olacağını bilmeden bir otele yolladığı Pınar’la kesişir. Sığındıkları otelde hayatta kalabilmenin yollarını birlikte ararlar. Sultan en iyi bildiği işi yapmaya, kahvaltıcı dükkanı açmaya karar verir. Mücadele böyle başlar…

O şehirle uzaktan yakından bir bağı bulunmayan, kendi kişisel sürecinde yalpalarken rüzgarın savurması suretiyle yolu oraya düşen Pınar, hikayenin Sultan için başladığı gün, oradadır.

Faik, Şeyhmus’un geçmiş hikayesinde istemeden zarar verdiği, 15 yıl boyunca hayatını bu zarara rağmen kurarken Şeyhmus’a bilenen bir adamdır. Fırsatını bulduğu an Şeyhmus’un hikayesine dahil olur. Dicle Üniversitesinde de görevi olan bir avukattır. İntikam peşinde koşarken kendisini Sultan’ın masumiyetine aşık olmuş bulur. Asıl tiradını Sultan’ın hayatında savuracak, ona ikinci bir şans olmayı deneyecektir. Faik için hikaye, Sultan’ın geçmişle bağlarını koparmaya karar verdiği gün başlar.

Kökleri eskilere dayalı, yaşadıkları ayrı serüvenlerin sonunda ‘şehrin en meşhur iki rakip kahvaltıcısı’olan iki ailenin; Kendir ve Ayvazoğulları’nın diğer fertleri için de o gün yeni yol ayrımlarına neden olur.

Hikayemiz; derdini çok açık bir yerden ‘hayatın kendisinden’ alır.

Sultan başlıyor! başlamanın bir başlangıç olduğu fikrine olan tüm inancıyla.

SULTAN – Nurgül Yeşilçay

İki rakip aileden birinin kızı olan, babasının rızası olmadan kaçıp, evlendiği gün bir ihbar sonucu nikah masasından götürülen, 18 yaşın bütün masumiyetiyle aşık olduğu adamı, Şeyhmus’u o gün kaybeder. Ama kaybettiğini bilmeden 15 yıl, gelini olduğu evde bekler kocasını. Sultan Şeyhmus’un dünyasının bir parçasıdır, Şeyhmus ise Sultan’ın bütün dünyası. Evliyalardan geçilmeyen bu şehirde Sultan bir kez bile kendisi için çocuk dileyememiştir. Belki bu yüzden bir gün Şeyhmus üstelik elinde bir oğlan çocuğuyla, ‘eve’ dönünce, ‘ona’ dönmeyince; çıkar gider evden. Zorlu bir hayatta ayakta kalma mücadelesi verecektir. Babasına da derdini anlatamayınca kendine yeni bir hayat kurmaya karar verir. Sultan bu zamana kadar gösterdiği sabrını, çalışkanlığını ve enerjisini, bütün engellemelere rağmen artık kendi açtığı dükkanda gösterecektir.

ŞEYHMUS – Şahin Irmak

Sultan’ın kocası. 15 yıl sonra Fransa’dan “oğlum” dediği François’yla geri döner ve o anda Sultan’ı da kaybeder. Şeyhmus Türkiye’den kaçışının “gerçek” nedenini bir sır gibi saklamakta ve Fransa’da yaşadıklarını da anlatmaya fırsat bulamamıştır. Şimdi onu da tıpkı Sultan gibi yeni bir hayat beklemektedir. Sultan’ı yeniden kazanmaya, kendi ailesiyle özellikle babasıyla ilişkisini yeniden tazelemeye, eski hesapları görmeye çalışırken aslında yıllardır uzak kaldığı memleketini de yeniden tanımaya başlayacaktır. Ama asıl mücadelesi Sultan’ın gönlünün bir başkasına kaydığını gördüğünde başlayacaktır.

PINAR – Merve Altınkaya

İstanbul’daki hayatından kaçmış ve Diyarbakır’a okumaya gelmiştir. Bu zamana kadar hayatını bir valiz içinde geçiren Pınar, Sultan’la dost kuracak, onunla el ele verip iş yapmaya başlayacak ve “batılı” alışkanlıklarıyla şimdi yaşamaya başladığı şehre uyum sağlaması zor olacaktır. Temeli 40 yıla dayanan iki ailenin rekabetinin ortasına düşen Pınar, Sultan’ın kardeşi Yılmaz’a “aşık olacaktır.

YILMAZ – Orhan Şimşek

Sultan’ın kardeşi. Ziraat mühendisi olan ‘rüzgarı kendinden mütevellit’ Yılmaz, geleneksel değerlere kısmen bağlı olsa da adil bir karakterdir, insanlarla ve hayatla ilişkisi babasına benzememektedir. Türkücü olan Melda ile alışkanlığa dayalı bir ilişkisi olan Yılmaz Pınar’a âşık olacak ama hem Pınar’la yaşadığı kişilik çatışması hem de Melda’nın varlığı durumunu zorlaştıracaktır.

ZÜLKÜF – Orhan Güner

Şeyhmus’un babası. Aslen ağa çocuğudur, zenginlik içinde büyümüştür. Tıpkı Sultan gibi babasına karşı çıkıp Ayşe ile evlenmiştir. Bu yüzden bir dönem variyetini kaybedip “züğürt ağa” konumuna düştüyse de Ben ü Sen Han’da bir kahvaltıcı dükkanı açarak sıfırdan başlamış ve başarmıştır. Anlayışlı, hakkaniyetli biridir. Şeyhmus’un yokluğunda Sultan’a kızı gibi bakmıştır. Kan bağından çok emek ilişkisine değer verir.

AZİZ – Settar Tanrıöğen

Sultan’ın babası. Zülküf’le çocukluk arkadaşıdır. Eskiden babası Zülküf’lerin yanında maraba olan Aziz, hırslı, hesapçı ve rekabetçidir. Aynı handa onun da bir kahvaltıcı dükkanı vardır. Sultan yıllar önce Zülküf’ün oğluyla evlenmek için evden kaçtığında, kızını hayatından silmiştir. Sultan, Zülküf’lerin evden ayrıldığında da onu eve kabul etmez. Amacı ‘haklı olmak’ değil, ‘haklı çıkmak’tır.

AYŞE – Nur Sürer

Şeyhmus’un annesi, Zülküf’ün karısı. Özünde kötü bir kadın olmasa da anneliğini adalet duygusunun önünde geliyor. Dört çocuğunun mutluluğu için başkalarını zor durumda bırakmaktan çekinmez. Sultan’ı kızı gibi sevse de Şeyhmus döndüğünde oğlundan yana taraf tutar. İnatçı ve güçlü bir kadındır.

KARACA – Seray Gözler

Aziz’in karısı, Sultan ve Yılmaz dahil dört çocuğun annesidir. ‘kaşığına Aziz düşmüş’ evliliğini fedakarlıklar üzerine kurmuştur. Merhametlidir ama güçlü değildir, kocasının kararlarına karşı suskundur. Sultan ve Yılmaz kendi yolunu çizip babalarıyla ters düştüğünde de çocuklarına yeterli desteği veremez ve bu onun içinde bir yaradır.

KERİM – Hüseyin Karaca

Bilal’in oğlu, Şeyhmus’un yeğeni. Sokağı seven, büyüyünce “ağır abi” olmak isteyen bir çocuktur. Annesinin ölümünden babasını sorumlu tutmaktadır. Annesinin boşluğunu Sultan’la dolduran Kerim, Sultan’ın evden gidişiyle tepkili, Şeyhmus ve François’ya düşman bir çocuk haline gelir.

DİCLE – Hande Dane

Mehmet’in karısı ve evin küçük gelinidir. Neşeli, esprili hayat dolu, biraz da eli belinde, iyi kalpli bir kadındır. Hakkaniyetlidir, Sultan’ın evden gidişine Ayşe’nin göz yumması, evdeki kendi konumunu sorgulamasına sebep olur. En büyük derdi çocuğunun olmamasıdır.

14Mayıs

Saç Fırçası Ve Tarak Temizliği Nasıl Yapılır

Taraklarımızı 15 günde bir yıkamalıyız. Ilık sabunla suyun içinde fırçaları birbirine bir süre sürttükten sonra 10 dk kadar bu suda bırakınız. Sonra bol suyla durulayıp açık havada kurutunuz. Saçları kepek yapanlar özellikle fırça tarak temizliğine özen göstermelidir. Kirlenen tarakları 10 dk kadar sirkede beklettikten sonra yıkayarak temizleyebilirsiniz. Kılları naylon olmayan saç fırçalarınızı şampuanlı suyla temizleyin. Saç fırçanızın kılları yumuşarsa bunları sertleştirmek için şaplı suyun içinde 10-15 dk bekletin. Fırçanın tahta ya da plastik kısımlarının şaptan etkilenmemesi için buralarına vazelin sürdükten sonra şaplı suya atınız.

14Mayıs

Gümüş Mücevher Nasıl Temizlenir

Bir saat 90 derecelik alkolün içinde bekletiniz. Alkolün bulunduğu kabın ağzı kapalı olmalıdır. Daha sonra mücevherinizi testere talaşının içine koyun orada kurumasını bekleyin.Kuruduktan sonra kuru bir bezle ovarak parlatınız.

14Mayıs

Altın Temizliği Nasıl Yapılır

1 – Herhangi bir kabın içini aluminyum folya ile kaplayınız altınlarınız ile temas etmesi öneml.

Önceden karıştırılmış bir bardak su, yaklaşık iki yemek kaşığı tuz karışımını kabın içerisine dökünüz 1-2 saat bekletiniz. 

2 – Bir kaba su koyunuz ve kaynatınız. Su kaynamaya başladığı zaman içine bulaşık deterjanı dökünüz. Biraz karıştırınız. Ardından maşa gibi bir araç ile altın bilezik, yüzük veya parlatmak istediğiniz altın maden neyse onu suya sokup bekletiniz. Bu Sırada Bir diş fırçası ile Altının üstünü fırçalayınız. Bu şekilde kullandığını altın takınızdaki kirler çıkacaktır.

3 – Karbonatla ovarakda temzileyebilirsiniz.

4 -1 litresu için yaklaşık 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave ediniz. Temizlemek istediğiniz altın eşyalarınızı bu karışımın içinde yarım saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla durulayın ve temiz deri parçasıyla temizleyin.

14Mayıs

Ahşap Temizliği Nasıl Yapılır

Cilalı ahşabı keten yağı ve alkol karışımıyla silin veya terebentin ve zeytinyağını karıştırın. Toz beziyle ahşaba sürün.

Yaldızlı ahşap temizliği için 2 yumurtanın beyazını karıştırıp kar haline getirin. Yumuşak bir fırçayla lekeli yerlere sürün. Kuruyunca pamuklu bezle temizleyin.

14Mayıs

Duvardaki is Lekeleri Nasıl Çıkarılır

Duvardaki is lekelerini çıkarmak için bir bezin üstüne biraz karbonat döküp duvarları kuvvetlice silin.

10Mayıs

Halı ve Koltuktaki Kan Lekeleri Nasıl Çıkarılır

Bir çay bardağı suya az miktarda nişasta katarak ince bir hamur elde edin. Bu hamuru lekenin üzerine yayın. Kuruduktan sonra bıçak yardımıyla kazıyın. Sonra halıyı fırçalayın. Leke çıkmazsa bu işlemi tekrarlayın.

10Mayıs

Buzdolabı Kokusunu Gidermek İçin Ne Yapmalı

Buzdolabı kokusunu gidermek için yapmanız gereken öncelikle buzdolabının sökülebilen parçalarını ve buzdolabının içini karbonatlı suyla temizleme olmalıdır.

Koku hala gitmemişse çalışır durumdaki makinenin içerisine süt, mangal kömürü, çay posası ve pirinçli türk kahvesı koyup 5-6 saat beklemektir.

Kokunun devam etmesi durumunda buzdolabını elektirik prizinden çıkarttıktan sonra arka panelde bulunan kısmı açarak birikmiş suyu temizleyebilirsiniz.

Ne yazık ki garanti kapamında olmasına rağmen birçok buzdolabı koku yüzünden kulanılamaz hale gelmekte ve ücretsiz değişim yapılmamaktadır.

Kullanırken dikkat edilmesi gereken uzun yolculuklarda derin dorucu kısmında et ve buna benzer ürünler bırakılmamalı ürünler poşetlenerek dolaba yerleştirilmeli vebuzdolabı takılı olduğu priz aralıklarla kontrol edilmelidir.

10Mayıs

Rutubete Karşı Ne Yapmalı

Evinizin rutubetli yerine bir kutu içine mangal kömürü koyun. Rutubete karşı tebeşirden de yararlanabilirsiniz. Rutubetli yere 8-10 tane tebeşir koyarsanız rutubeti önemli ölçüde önlersiniz.

02Mayıs

Parfüm Kokusunun Çabuk Çıkmaması İçin Ne Yapmalı

Cildiniz kuru ise önce vücudunuza vazelin sürün. Sonra parfüm sıkın. Banyodan çıkar çıkmaz vücut sıcakken parfüm sıkın.